Original on Transparent.png
KAYNAKÇA

 

          Kemik kütlesinin azalması ve kemik mikro yapısının bozulması   sonucu , kemik kırılganlığının artması ile   karakterize , çok nedenli ve   çok rastlanan iskelet sistemi hastalığıdır.

          NORMAL: Genç erişine göre KMY’nin ( Kemik Mineral Yoğunluğu ) veya   kemik mineral içeriğinin 1 (standart   değiştiğin - standart sapma )SD) )     değerinin altında olmasıdır. 

          OSTEOPENİ:KMY’nin genç erişkine göre -1 SD ile -2.5 SD arasında   olmasıdır. 

          OSTEOPOROZ:KMY’nin genç erişkine göre -2.5 SD’den daha fazla   olmasıdır. 

          YERLEŞMİŞ OSTEOPOROZ: KMY’nin genç erişkine göre -2.5 SD ‘nin   üzerinde olması ve ek olarak bir veya daha fazla   kırık saptanmasıdır. 

          T-skoru: Bireyin kemik durumunun genç erişkin ortalamasına göre   belirlenmesini sağlar. 

          Z-skoru: Bireyin kemik durumunun kendi yaş grubundaki bireylere   göre belirlenmesini sağlar. 

          SEMPTOMLAR 

          Sırt ağrısı. 

          Boy kısalması ve lifiyim poster. 

          Vertebra , el bileği , kalça ya da diğer kemiklerde kırık. 

          RİSK FAKTÖRLERİ 

          Aile geçmişi. 

          Yaş. 

          Endokrin dengesizliği. 

          Cinsiyet. 

          Diyetle yeterli D vitamini ve kalsiyum alamamak. 

          Menapoz ile ilişkili östrojen seviyesinde düşme. 

          Sigara , alkol , kahve , kafein ve tuz gibi kalsiyum emilimini inhibe   ettiği için kullanımına özellikle dikkat   edilmelidir. 

          Hareketsiz yaşam. 

          Aşırı egzersiz. 

          Vertebral kompresyon kırıkları. 

          40 yaşından sonra frajilite kırığı. 

          Malabrorbsiyon sendromu. 

          Erkeklerde testesteron eksikliği. 

          Kortikosteroitler , antikolvülzanlar , antikoagülanlar , tiroit ilaçları   gibi bazı ilaçları uzun süreden beri yüksek   dozlarda kullanmak. 

          Şeker hastalığı , tiroid bezinin fazla çalışması , mide bağırsak   operasyonu geçirmiş olanlar , felçler ve bazı.   Endokrin hastalıklarının   bulunması. 

          BELİRTİLERİ 

          Bel ve sırt ağrısı , ağrı çoğu kez hareketle , yük kaldırmakla başlar ,   istirahatle geçer. 

          Boyda kısalma , omurgada kırık. 

          Sırtta kamburlaşma omuzlarda yuvarlaklaşma. 

          El bileğinde kırık , kaburga kırıkları , kalça kemiğinde kırık. 

          Egzersiz programına başlamadan önce kemik mineral yoğunluğu   hakkında bilgi edinilmeli. Submaksimal egzersiz   testi yapılmalıdır ve   yeterli kalsiyum alınlımı önerilmelidir. 

          Eğer omurga traktörü varsa yüzme egzersizleriyle başlanmalı , gövde   fleksiyon egzersizleri veya ani rotasyon   hareketlerinden kaçınılmalıdır ve   programın yoğunluğu farktır riskini azaltmak amacıyla kademeli   arttirılmalıdır. 

          EGZERSİZİN AMAÇLARI 

          Kemik kaybını azaltarak , kemik kütlesinde artış sağlayabilmek. 

          Kas gücü ve kas kütlesini artırmak. 

          Denge ve koordinasyonu artırmak. 

          Esneklik ve fiziksel aktivite düzeyini artırmak. 

          Kardiyorespratuar dayanıklılığı artırmak. 

          Eklem stabilitesini artırmak. 

          Posterin korunması ve oluşabilecek reformistleri önlemek. 

          Ağrıyı azaltmak. 

          Emasyonel stabiliteyi sağlamak. 

          Mobiliteyi ve fleksibiliteyi arttırmaktır. 

          Mikrofraktürler omurga mekaniğinde bozulmaya , poster   bozukluklarına , yumuşak dokularda gerilme ve     sıkılaşmazlarsa , faset   eklem disfonksiyonlarına neden olarak kronik ağrıların oluşmasında rol   oynarlar. Ağrı   oluşumunda mekanik etkiler yanında , kimyasal uyarıların   da rolü olduğu düşünülmektedir. 

 

          AKUT AĞRI: AKUT vertebra kırığına bağlıdır; aniden ve genelde iyi   hatırlanan belli bir aktiviteden veya düşmeden   sonra başlar , saplanınca   tarzdadır. Yeri iyi lokalize edilebilir ve çok şiddetlidir. Ağrı oturmak veya   ayakta durmakla ,   karın içi basıncı artırmakla artar; yatmak veya hafif   hareketler ile hafifler , en az 6 haftada kronikleşir. 

 

          KRONİK AĞRI: Vertebra kırıkları sonucu bozulan vertebral kolon   statiği nedeniyle oluşur. Daha hafif , Kürt ve     sızlanma şeklindedir.   Paravertebral kaslarda spazm ve ağrı bulunur. Ne zaman ve ne şekilde   başladığı tam olarak   hatırlanmayan , kronik , derinlerden gelen , gövde   yanlarına , bacaklara yansıyabilen , orta şiddette ağırlardır. Eğilme ,   uzun   süre aynı postürde ve ayakta kalma ile artar , istirahat ile geçer. 

          RADİKÜLER AĞRI: Osteoporoz hastalarında nadir görülür. Şıpınla   kanal darlığı veya toraman intervertebralelerin   daralması erke olabilir.   Kompresyon kırıklarında kemik , sinir köküne bası yapabilir.  

         

           PRİMER OSTEOPOROZ 

 

          TİP I ( Postmenopozal ) OSTEOPOROZ : Osteoporozun en sık görülen   tipidir. Kadınlarda doğal menapozla birlikte     ortaya çıkan östrojen   eksikliğine yol açtığı kemik kaybıdır.50-75 yaş kadınlarda daha sık   görülmektedir. Kortikal   kemiğe oranla , trabeküler kemik kaybı daha   şiddetli olmaktadır. Cinsiyet steroidler özellikle de östrojen , kemikte   yapım - yükün döngüsü sıklığını ve her döngüseli yapım yıkım arasındaki   dengeyi kontrol eden en önemli faktör olarak   bilinmektedir.  Östrojen   hem  osteoblast hem de osteoklasttaki östrojen reseptörleri aracılığıyla   kemik döngüsünü ve   sonuçta kemik gıkımızı azaltmaktadır. Östrojen   osteoblastları etkileyerek , osteoklast farklılaşmasını ve   aktivasyonunu   sağlayan uyarıcı paralarım mediatörlerin (interlökin-1 , interlökin-6 ,   tümör nekroz faktör alda ve   granülosit - makrofaj koloni stimulan   faktörü ) sentezini azaltmaktadır. Ayrıca östrojen osteoklasta direkt etki   ederek,  osteoklast oluşumu ve fonksiyonunu artıran faktörleri inhibe   ettiği ve osteoklast apopitozunu hızlandırıcı   etkisinizde olduğu   bilinmektedir. 

 

          TİP II ( SENİL ) OSTEOPOROZ: Genellikle 70 yaşından büyük kişilerde   görülmektedir. Kadın ve erkek cinsiyetini eşit   sıkımla tutmaktadır. Bu tip   osteoporozda hem Kortikal hem de trabeküler kemik kaybı vardır. Femur   boynu ,   proksimal tibia ve provide kırıkları sıklıkla görülmektedir. Çoklu   vertebra kırıkları bile olabilmektedir. Kırıkların çoğu   kama tarzında olan   kırıklardır. Yaşlılarda kalsiyum emiliminde bozulma , deride D vitamini   sentezinde azalma ,   bağırsakta 1,25 ( OH ) 2D3 rezistansı , intestinal D   vitamini reseptörlerinde azalma görülmektedir. Tüm bu faktörlerin     sonucu iyonize kalsiyumda azalma olmaktadır. Böylece PTH ve   Akkale’nin   fosfataz düzeylerinde artış   görülebilmektedir. Bu kişilerin ka   1.25 (OH ) 2D3 düzeyi azalmıştır , dolayısıyla kemik yapımı da azalmıştır. 

 

          İDİYOPATİK OSTEOPOROZ: Menopoz ya da yaşlanma gibi bir olay   yoktur. Yapısal olarak juvenil ve erişkin tipleri   vardır. 

 

          SEKONDER OSTEOPOROZ: Altta yatan birçok hastalık ya da olaya   ikincil olarak gelişmektedir. En çok karşılaşılan   nedenler: endokrin ve   gastrointestinal hastalıklar , bağ dokusu hastalıkları , yetersiz beslenme ,   malign hastalıklar ,   immobilizasyon ve jelatin kullanımı , glukokortikoid ,   antikonvülsanlar , metotreksat gibi ilaçlardır. 

          OSTEOPOROZ İÇİN DİYET ÖNERİSİ 

          Meşrubatlardan fazla içilmemelidir. 

          Hayvani protein alınlımı azaltılmalıdır. 

          Bitkisel proteinler tercih edilmelidir. 

          Süt ve süt ürünleri bağırsak şikayetlerine sebep olmuyorsa fazla   miktarda alınmalıdır.